Yüzünü güneşe çevir ey insan olan…

Dünya bir kıyamet provasında. Ben yüzümü güneşe çevirdim. Siyasete ilgim kalmadı. Spor müsabakalarından daha çok keyif alıyorum. Bu düşünmediğim, önemsemediğim anlamına gelmesin. Tam tersine. Olan bitene karşı uslanmayacak bir hassasiyetim var. Bununla beraber, önümüze servis edilenler mideme dokunuyor, yiyemiyorum. Her şey bir kurmaca. Hep öyleydi. Yazılmış bir senaryonun içine ne kadar girersem o kadar yüreğim…

İyilikler üzerine

Çokça kırmızıya bürünmüş, dengesiz enerjisiyle bol iniş ve çıkışlı bir duygu yoğunluğunda, akamadığımız gündelik hayatımızın içinde en azından nefes almaya devam etme çabasındayız. Kurtardığımız günlerimiz (!) kaderine küskün bir seyirdeyken içgüdüsel olarak en kötü gelişmeleri duymak üzere sabah her yataktan kalkışlarımız, kalbimizi daha da kavurur halde. Maalesef. Çokça kabullenilmişlik, çaresizlik hissinin yarattığı sanal parmaklıklar ardına,…

Bir Başkadır

“Bir Başkadır”’ı seyrettim. Çok çok beğendim. Hala ayakta alkışlıyorum tüm kadroyu. Çok teşekkürler. Dün akşam bitti. 8 bölüm. Kısa kısa. Net, biraz uzun planlarda, bazen daralır gibi olsanız da düşünecek zaman vermiş sanki yönetmen. Sanki, ‘kendinle başbaşa kalıp sahnenin tahlilini yap ey güzel insan’ der gibi o uzun uzun ve sessiz sahneler. O uzun uzun…