Haksızlıklara ezelden beri, belki de anne karnına düştüğüm ilk andan beri, iliklerime kadar işlenmiş bir öfke duyuyorum. Zamanında akıtamadığım öfkemi de şimdilerde ziyadesiyle kusuyorum. Haksızlıkların toplum olarak dip noktasını gördüğümüz bir döneme denk gelmesi belki de tesadüf değil. Belki de gezegenler, ay, yıldızlar öyle istiyor. Ben bir bireyim. Ne kadar basit değil mi söylemesi? Ve…
Öne çıkan
Yüzünü güneşe çevir ey insan olan…
Dünya bir kıyamet provasında. Ben yüzümü güneşe çevirdim. Siyasete ilgim kalmadı. Spor müsabakalarından daha çok keyif alıyorum. Bu düşünmediğim, önemsemediğim anlamına gelmesin. Tam tersine. Olan bitene karşı uslanmayacak bir hassasiyetim var. Bununla beraber, önümüze servis edilenler mideme dokunuyor, yiyemiyorum. Her şey bir kurmaca. Hep öyleydi. Yazılmış bir senaryonun içine ne kadar girersem o kadar yüreğim…