Sevgili Günümüz ve vanilya kokan niyetlerim üzerine…

Malum Sevgililer günü. Ben de bu vesilesi ile 2017’de yapmayı istediğim bir niyetimi açıklamak istiyorum.

Julie & Julia filmi sayesinde Julia Child gibi şahane bir kadını keşfettim. Tanıyanlardan biraz geç olmuş diyenleriniz olabilir. Olsun. Hiç tanımamış olmaktan iyidir. Muhteşem bir kadın. Harika bir şef. 1.90’a yakın boyu ile tabir caizse kapı gibi bir kadın. O cüssesi, sert mizacı ve konuşma şekline tezat son derece romantik bir eş. Eşi Paul Child, Amerikan Dış İlişkileri ve Enformasyon servisi çalışanı olarak Paris’te göreve başladığında, Julia Child eşine güzel yemek yapabilmek fikri ile Le Cordon Bleu‘ye başlar. Şaka gibi değil mi? Erkek hegemon Fransız aşcı adaylarının arasında tek kadın olarak. Yıl 1951. Üstelik Fransız bile değil. Alkışlanası bir cesaret.

Bugünü ve 2017 niyetimi kendisine ithaf ediyorum o zaman.

Filmden çok etkilenmiştim. Hem böyle bir şefi, şahane bir kadını tanımış olmaktan hem de filmdeki blogger Julie’nin yaptıklarından evet çok etkilendim. Hatta Julia Child’ın Mastering the Art of French Cooking” kitabını alıp, bir sene boyunca ben de tariflerini yapsam mı dedim kendi kendime. Seneler geçti üzerinden evet ama etkilendiğim bir yemek kitabını bu şekilde hem deneyip hem de sonuçlarını bir blogda yazmak fikri kafama yazılmış sanırım, unutmadım çünkü. O kitabı görünce anladım bunu.

Cenk Sönmezsoy’un Cafe Fernando‘sundan bahsediyorum. “Bir pasta yaptım, yanağını dayar uyursun” demiş kapağında. Benim gibi çocukluğundan beri tatlı yapmaya tutkulu bir merakı olan bir insan evladı için son derece heyecan uyandırıcı! Annemin yemek kitaplarını karıştırıp, sadece tatlı bölümlerini açıp gizli gizli yaptığım denemeler ile mutfağı ne hallere getirmişliğim var. Gözünüzde büyük olasılıkla canlandırdığınız o minik tatlı şefinden ziyade bir tatlı katili adayıydım. Karbonat ile kabartma tozu karışımlarımla iyi ki mutfağı havaya uçurmamışım çocukken. Bir de annem eve geldiğinde görmesin diye tüm başarısız denemelerimi mutfak camından aşağı atardım. Sanki kimse farketmeyecekti kendi bahçemizdeki tatlımsı atıkları… Çocuk aklı işte.

Şimdi niyetime geri gelelim. Benim 2017 için niyetim bu şahane patisserie tadındaki kitapta bulunan tüm tarifleri yapmak, MACARON dahil. Özellikle koca koca yazdım. İçinizde macaron sevmeyeniniz var mı? O zaman bon appétit !

Şu anda ekipman eksiklerimi tamamlamaya çalışıyorum. Ekmek hamurunu karıştıracağım diye benim zavallı mutfak robotumun motorunu yakmak suretiyle perte çıkardığımdan beri şöyle afili bir robot araştırıyorum. Ellere, kollara kuvvet diyerek bir yere kadar. Kitabı hatmetmek istiyorsam elimde son kalan üstelik bir karıştırıcısı da kırılmış zavallı bir el mikseri ile bu işler olmayacak.

Bu tarifleri yaptıkça, kendisi kadar muhteşem fotoğraflar çekemiyor olsam da -Iphone6’mın kapasitesine güveniyorum-sonuçlarını tek tek sizinle resmederek de paylaşacağım.

Bugünün sevgililer günü olması vesilesi ile şimdi bir tarifi seçiyorum. Seçtim !

Limonlu & Ahududulu Cheesecake

Sevgili eşim ve elbette bambam için yapacağım. Sonra da buradan afiyetle paylaşacağım.

“Rüzgarınız kolayına, denizleriniz sakin ve neşeniz daim olsun” demiş Sadun Boro. Kendime göre bir denize açılıyorum ben de, o vakit bu güzel dilekleri üstüme alınabilirim 🙂

One Comment Kendi yorumunu ekle

  1. Gonca adlı kullanıcının avatarı Gonca dedi ki:

    O zaman vira Aslı… Merakla takipteyim 🙂

    Liked by 1 kişi

Gonca için bir cevap yazın Cevabı iptal et