Puzzle

Hayat bir puzzle ise bence sadece iki parçadan oluşuyor.

Aşağı yukarı herkes bir ruhunun olduğuna sanıyorum inanıyor.

Evet senin bir ruhun var!  İnanır mısın?

Hatta ruhunun bir ağırlığı bile var-mış. Okumuştum bir yerlerde, bir vakitte. Ölmeden önce ve sonrasında bedenin ağırlık farkından yola çıkarak ruhun kaç gram olduğunu hesaplamışlar.

Ve yine hemen hemen genel kabulde bu ruhun sonsuz olduğuna da inanıyoruz. Çünkü öldüğünde bedeninle beraber gömülemiyor bu ruh.

Şimdi senin bir ruhun var. Bu tamam. Hatta bir de ağırlığı. Ve bu ruh ölümsüz. Çünkü gömülemiyor seninle. O da tamam olsun.

Diğer tarafta da senin bir bedenin var. Fani, ölümlü, dünyevi, bu dünyaya ait. Etten kemikten yani.

Ve bu beden esasında tıkır tıkır çalışan bir makine. Acıkınca yemek yemesi gerektiğini, susadığında su içemesini, üzüldüğünde ağlamasını biliyor aslında. Hatta bıraksan öfkelendiğinde bağırmasını da biliyor. Sen yeter ki izin ver. İzin ver yesin acıktığında, izin ver sevdiğini söylesin aşka düştüğünde. Susadığında içsin o suyu ve avazı çıktığı kadar bağırsın hiddetlendiğinde.

Kızma !

Hırpalama!

O bir insan (!), doğası böyle. Ve her fani gibi bir gün ölecek. Bu dünya üzerindeki ömrünü huzur içinde tamamlaması için kendisine lütfen müsade et. Sen devam edeceksin zaten.

Nereye mi?

Orasını ben bilemem.

Ama o faninin yazılmış bir hikayesi var. İstesen de istemesen de o hikayeyi yaşayacak. Diretme. Uzatma yolunu.

Bırak hikayesi aksın.

Bırak ki ruhu huzur bulsun!

2 Comments Kendi yorumunu ekle

  1. Ayşe adlı kullanıcının avatarı Ayşe dedi ki:

    Yazılarını keyifle takip ediyorum arkadaşım kalemin çok lezzetli ve hayatı sorgulama biçimin hoşuna gidiyor

    Liked by 1 kişi

  2. Gonca Girginkaya adlı kullanıcının avatarı Gonca Girginkaya dedi ki:

    Harika bir özet olmuş ellerine sağlık💙

    Liked by 1 kişi

Ayşe için bir cevap yazın Cevabı iptal et