Puzzle

Hayat bir puzzle ise bence sadece iki parçadan oluşuyor. Aşağı yukarı herkes bir ruhunun olduğuna sanıyorum inanıyor. Evet senin bir ruhun var!  İnanır mısın? Hatta ruhunun bir ağırlığı bile var-mış. Okumuştum bir yerlerde, bir vakitte. Ölmeden önce ve sonrasında bedenin ağırlık farkından yola çıkarak ruhun kaç gram olduğunu hesaplamışlar. Ve yine hemen hemen genel kabulde…

Sevmek bir Ömür Boyu 4/4

Annemi aradım sinemaya girmeden hemen önce, kızlar ‘hadi ama hadi geç kaldık derken’, ‘ Yok’ dedim ‘benim annemi mutlaka aramam lazım’. – Anne telaşlanma bir şey soracağım sana. Dün akşam rüyamda seni ölü gördüm, dedim pat diye. Karşıda bir sessizlik. -Hayır olsun. Ölü diri getirir, hamile misin yoksa? Telefonu elimden düşürecektim neredeyse. Sahi ben en…

Kafamdakiler

Hepsini sıraya koymaya çalışıyorum ancak düşüşünceler akıp gidiyor. Aslında bir açıdan iyi diğer açıdan huzursuzluk verici. İyi çünkü zaman da akıp gidiyor. Demek ben de o zamanın içinde akıyorum diyorum. Sonra o ses konuşmaya başlıyor. Şunu yapmadın, epeydir yazmadın, oraya gidemedin, şu kitabı okumadın hala diye. vır vır vır vır… Olsun ama sen de kara…

Festival Soğuğu 3/4

Ah benim rüyalarım! Son zamanlarda çok mu fazla oldu bunun dozu acaba?  Bizim sokaktaki faili meçhule bile yeterince kafa yoramadım. Bakamadım da rüya yorumlarına. Koştur koştur düştüm yollara. Bugün epey stresli zaten. Kimbilir belki de sebebi budur bu abuk sabuk rüyanın. Yoksa anneni rüyanda neden ölü göresin?” Yok ben biliyorum. İçime doğar böyle şeyler. Bu adamın…

Hoş geleceksin elbet 2017 !

Şadece kendi penceremden bakıyor olsam aslında hiç yaşamamış olmayı dileyeceğim sene 2014 olurdu. Ancak 2016 bu dünya üzerinden bakmayı seçersek şayet son derece ağır bir seneydi. Dolayısıyla yaşanacakları önceden bilseydim ve seçim şansım olsaydı, geçen sene tam da bugünde, “pas geçelim ve lütfen direk 2017’ye atlayalım” diyebilirdim. Ama bugünkü aklım da 2016’yı yaşadıktan sonra bugünkü aklım oldu. Yoksa…

Karanlık Hali 2/4

Gözlerimi açtım. Zifiri bir karanlık. Sabaha karşı bir saatte değiliz çok belli. Ama gecenin kaçındayız ben onu bilmek istiyorum. Başucumdaki telefondan anlıyorum saat iki sularında yüzdüğümüzü. Canım sıkıldı. Dağlar, tepeler, yeşillikler tamam da rüyada anneyi ölü görmek ne demek işte onu bilemiyorum. Yataktan kalkıp uzun koridordan ağır ağır düşüncelerle geçiyorum, düşüncelerim yoğun. Sokak lambasının ışığı mutfağa…

Bembeyaz 1/4

Alabildiğine geniş, uçsuz bucaksız gibi görünen yemşeşil çimenlikler. Hiç bu kadar genişinin içinde olmamıştım daha önce. Bittiği noktada tam karşıda tepesi karlı- görüyorum beyazlığını- sıra sıra dağlar. Gökyüzü de bembeyaz. Pamuk tarlasında bulutlar, bulutlar. Onlar hareketli. Resimde akıyorlar sağdan sola doğru. Sanki göç mevsimi başlamış. Neresi burası?  Ne şahane bir resim olurdu kağıda dökülse. İnsanın içine…

Ruhumun Toksinlerini Attım

Ben kimim? Neyim? Nereye gidiyorum? Bu dünyadaki amacım nedir? Doğru ya. Bir amaç olmalı. Her bir bireyin dünya üzerinde bir etkisi mutlaka olmalı. Negatif veya pozitif. İyi veya kötü. Siyah veya beyaz. Ömrüm boyunca sadece kendi kendime mi hayrım olacak? Sadece kendime ve aileme kadar mı yeteceğim? Peki ya diğerleri? Başkaları için ne yapabilirim? Kendimin…

Bence uzaktan daha süpersin!

  10 Kasım’da başladı her şey. Sonradan ayanlar da dahil olunca Ata’mın huzuruna çıkanlar sel oldu malum o gün. Her 10 Kasım’da olduğu gibi çok çok duygulandım yine saat dokuzu beş geçe. Ve elbette ağlıyorum o an. Fakat bu sene hüznüm tüm gün sürdü ve bitmedi. Gündemdendir, özlem katlandı tabi vs derken 1 hafta oldu….

10 Kasım

Yıl 1938, Yıl 2016… Zaman aktıkça sen de damarlarımızda akmaya devam edeceksin… Sen olmasaydın, bugün bu topraklarda O-LA-MAZ-DIK nokta. Ruhun şad olsun…