Pandemi dönemi komplo teorisi

Çok da geride kalmadı o günler aslında. Elektro şoklandığımız, tüm dünyacak hem de, sosyal medya evimiz misali, bir sıcacık Kuzguncuk kafesi gibi tüm gün vakit geçirdiğimiz bir mecra oldu. Herkesin bu döneme ait bir atıp tutması vardı, vardır elbette. Türlü türlü teoriler üretildi. Buyrun bu da benimki o zaman; Bakın etrafınıza, gençlere, orta yaşlılara, çocuklara,…

Sanki

Yaz yaz yaz. Yazıyorum bir kenara tüm zihnimi. Belki, kimbilir, bir anda pandoranın kutusu açılacak ve içinden çıkacak beklenen nicedir. Son zamanlarda kafam çorba. Sebze çorbası. Ordan burdan, daldan budaktan, ne ararsan içinde. Kafamın içindekiler, ruhuma işlenmişler, yapmak istediklerim, hayallerim, engellerim, seçimlerim, sorumluluklarım, gündemim. Hepsi birbirine girmiş durumda. Yapmam gerekenlerle, isyanlarım birbiri içinde. Sanki koşuyorum…

ZAMANSIZ / önsöz

‘Hadi sen de yaz o zaman…’ dedi kendi kendine Guha Diyeceğim çok şey var. Ama kafam çok dağınık. Toparlamaya çalıştıkça daha da çok dağıldığımı düşünüyorum. Konudan konuya, ordan buraya derken zamanın hızına da yetişemiyorum. Su gibi. Yapılacaklar listesi uzadıkça uzuyor. Bir yoldayım evet. Öyle derler ya, işte o dediklerinden. Biliyorum yolda olduğumu ama ben yolun…

Bir derdim var …

Haksızlıklara ezelden beri, belki de anne karnına düştüğüm ilk andan beri, iliklerime kadar işlenmiş bir öfke duyuyorum. Zamanında akıtamadığım öfkemi de şimdilerde ziyadesiyle kusuyorum. Haksızlıkların toplum olarak dip noktasını gördüğümüz bir döneme denk gelmesi belki de tesadüf değil. Belki de gezegenler, ay, yıldızlar öyle istiyor. Ben bir bireyim. Ne kadar basit değil mi söylemesi? Ve…

Yazıklar Olsun

Epeydir yazmadım derken zihnimin fonunda Orhan Gencebay çalmaya başladı ve otomatik olarak bu sözler. “Yazıklar olsun, yazıklar olsunKaderin böylesine, yazıklar olsunHer şey karanlık, nerde insanlıkKula kulluk edene yazıklar olsun.” Evet her şey karanlık, ömrümün en karanlık çağından geçiyorum. Uzuncana bir zaman dilimi. Bitemedi maalesef, çağın aslında aydınlığına tezat bu karanlıktan çıkacağımız günlere doğru çentik atıyorum…

4

Yine yazmışım ve fakat post etmemişim. Başlık da koymamışım. Numara dört bir yazı. Yolda eve dönerken şahane kelimeler uçuşuyordu aklımda, şu an net olarak anımsayamadığım. İşte böyle oluyor. O an arabayı kenara çekip, kağıt kalem, klavye parmak girişmem lazım, yoksa gidiyor. Hissi elbet baki ama o anki kelimelerin muazzam dizilimi, o sihir bir şekilde bozuluyor…

Niyet

Gezegenler acayip açılardan birbirine göz kırparken, sen ne bakarsın öyle boş boşşşş? Sen de bak. Kırpıştır gözünü şöyle yandan yandan. Sen bilirsin yani. Ben de bir takım bakışlar atıyorum elbet, kendimce. Hatta flört ediyorum gezegenlerle. “Gelin de iki lafın belini kıralım” diyorum mesela. İletin diyorlar güzel mesajlarınızı, ben de onu yapmaya gayret ediyorum işte. Kendim…

Çilek & Meşe

Kırlarda son hızla koşarken, birden koca meşe ağacının karşısında frene basıp patinaj yaparak durdu Çilek. – Selam ! dedi; tüm heybetiyle karşısında duran Meşe ağacına. Sonra da duraksamadan koştu sarıldı, kollarını en kocaman açarak. Bir elektrik akımı tüm yüreğine yayıldı. Isıttı tüm vücudunu. Yayılan enerjiden gözleri doldu, aktı hatta bir kaç damla, göz pınarlarından. Meşe…

Yazmak lazım

Uzunca bir duraklama dönemi oldu biliyorum. Ama artık vücudumunun bir dile gelmediği kaldı. Her bir organımdan uyarı sinyalleri alıyorum. “Artık yeter” diye! “Düşün de bul” diye! “Hayır orası değil bu taraftan gideceksin” diye! “Kendini oyalama artık” diye! Bunlar çok karmaşık, anlamsız gelebilir. Nasıl baktığınla ilgili. Çok uzun zamandır hastalıklar ve onların altında yatan mesajlar konusunda…

Madeleine/ Cafe Fernando favorim…

Geçen sene boyunca Cafe Fernando‘nun kitabındaki tüm tarifleri yapıp buradan kendime kadar olan yorumlarımı yayınlamaya niyet etmiştim. Niyetim geçerlidir. Sadece geçen senenin içine sığmadı. Buradan yazamadım ancak kitabın yarısını sanıyorum denedim. Denemeye de devam ediyorum. Deneme tarihleriyle not almışım tariflerin  üzerine kendimce notlarımı. Hatta bazılarını defalarca yaptım. Madeleine (madlen) bunlardan bir tanesi mesela. En sevdiğim keklerden birisi….