Çay Saati

Ne güzeldir di mi çay saati. Günün tam bitmeden, güneşin batmadan evvelsi en nazik saatlerini, sevdiğin bir dostunla paylaşmak vakti. Çay aslında bahanesi. Çay bahanesiyle çok sevdiğim bir dostumu ağırladım bugün. Araya epey vakit girmiş ve fakat biz sanki sohbet arası tuvalet molası vermiş gibi. “Ne diyordum şekerim” diyerek, konular, konuşmalar, duygulanmalar, paylaşılan güzel anılar,…

Sanki

Yaz yaz yaz. Yazıyorum bir kenara tüm zihnimi. Belki, kimbilir, bir anda pandoranın kutusu açılacak ve içinden çıkacak beklenen nicedir. Son zamanlarda kafam çorba. Sebze çorbası. Ordan burdan, daldan budaktan, ne ararsan içinde. Kafamın içindekiler, ruhuma işlenmişler, yapmak istediklerim, hayallerim, engellerim, seçimlerim, sorumluluklarım, gündemim. Hepsi birbirine girmiş durumda. Yapmam gerekenlerle, isyanlarım birbiri içinde. Sanki koşuyorum…

Güzeler güzeli Venüs bitirdin bizi bea!

Vallahi de billahi de bittik yahu. Hayır Satürn bu kadar gebertmemişti. Elimizi, kolumuzu kaldıramaz haldeyiz. Böööyle dizlerimizde bir sızlama hali, içimiz çekile çekile ızdırap dolu yolun yarısını çok şükür tamamlamışız meğer. Ve fakat henüz önümüzde 10-15 gün daha varmış. Ey güzeller güzeli Venüs’üm; canım, ciğerim. N’olur bir ilerle yahu! Bitirdin bizi. İçimizi, dışımızı sis bastı….

Ferzan’ın İstanbul Kolajı…

‘Küfür edesim var, tükürükler saçarak hem de’ dersin. Herkese, ama en çok da belki kendine. ‘Haykırasım var aşkımı, bulmuşum işte ömrüme bedel olanı. Eminim hatta’ dersin. İçinde kalsın istemez, gönlünün düştüğü de bilsin istersin. Çaresizce aşkına sarılmak istesen de sarılamazsın işte… Çocukluğunda haykıramadığın, en sevdiğin olması gereken o en heybetli adama; babana böğürerek ‘senin yüzünden’ diye bağırmak…

Bugün kendine farklı baksana…

Farklı bir gözümüz olsa ve hayatımıza onun merceğinden baktığımızda o farklı açıdan kendimizi görebilsek. Ne şahane! Hayatımıza farklı bakabilsek sayesinde. Stresimizi değil de neden strese kendimizi soktuğumuzu görebilsek mesela. Hadi o gün bugün olsun. Mesela bugün neden streslisin? Ne için endişelisin? Kafan kime, neye takılı? Senin yapabileceğin, senin kontrolünde olan bir şey için mi debelenmen?…

La La Land, müziklerine doyamadığım.

Bu sene seyrettiğim en güzel film. Bekleyişim çoook uzun sürdü. Beklentiler önceden set edilirse hayal kırıklığı daha büyük olur derler. İnanmayın. Çok sıcak. O kadar ki buz tutmuş kalbiniz ısınıyor filmde. O kadar samimi ki, o kadar basit, o kadar hayata dair, o kadar özgün, o kadar naif, o kadar hüzünlü… O kadar ki yani…

Sevgili Günümüz ve vanilya kokan niyetlerim üzerine…

Malum Sevgililer günü. Ben de bu vesilesi ile 2017’de yapmayı istediğim bir niyetimi açıklamak istiyorum. Julie & Julia filmi sayesinde Julia Child gibi şahane bir kadını keşfettim. Tanıyanlardan biraz geç olmuş diyenleriniz olabilir. Olsun. Hiç tanımamış olmaktan iyidir. Muhteşem bir kadın. Harika bir şef. 1.90’a yakın boyu ile tabir caizse kapı gibi bir kadın. O…