Mekanlar ve Yüzler

Film Ekimi başladı. Bu sene ne yalan söyleyeyim öncesinden hiç bir filme bakamadım. Öne çıkanlar şu yana dursun, açıp sayfasını inceleyemedim bile. Kafa olarak henüz Ekim ayına dahi giremedim ki 🙂 Sevgili arkadaşım sağolsun. Hazır çalışılmışı ve dahi biletleri alınmışı var dedi. Liste attı. Bugün ilkine gittik. Hava limonata, İstiklal hafif toparlanır gibi. Şantiye yine elbette…

Öz Sesimi bulma yolunda

Cihangir Yoga gitmekten keyif aldığım bir yer. Sadece işlerini yapan, düz bir ekip. Küçük bir yer ama ıvır zıvır, ittirmasyon yok. Zorlama yok. İstediğin zaman gidiyorsun, istemediğinde ‘ay pardon biz size sene başında yıllık paket geçirmiştik, iptal edemiyoruz maaalesef’ yok. Kendi programına göre istediğin şekilde organize edebiliyorsun kaydını. Yoga var. Bana iyi geliyor yoga. Ağustos ortasında…

Tarkan

Yazın başından beri en en en gitmek istediğim konserlerden bir tanesiydi. Buna rağmen gevşek mi gevşek bilet bakma huyumun kurbanı olarak bin tane konser tarihinden bir tanesinde iki adet yanyana koltuk bulamadım. Hatta şöyle ayak ucundan doğru kafamı konser alanına sokabileceğim bir yer bile… Aklım İnönü stadındaki konserinde kalmış. Madonna halt etsin. Kotunu dansçılarına yırttırıp…

Ben Böyleyim

Frank Sinatra – “My Way“, tüm zamanların en en en listemdeki,  dinlediğimde tüm hücrelerime kadar işleyebilen bir kaç nadide şarkıdan bir tanesi. Yaşıyor olduğunu suratına suratına çarpar sözleri.. Hayatın son düzlüğünde geriye dönüp baktığında herkesin söylemek isteyeceği sözler aslında. Düşün mesela; günlerden bir gün, belki de ünlü biri olmuşsun mesela. Yaşın da ileri olgunluk mertebesinde…

Brimstone

Geçen haftasonu sinemaya gittim; “Brimstone”. Epeydir dikkatimi çeken bir filmdi. Bununla beraber derdi nedir tam olarak da bilmediğim bir filmdi. Ama afişi falan dikkatimi çekmiş işte bir kere. Gittim. Bir hayli karanlık baştan söyleyeyim. Bir insanın girebileceği en karanlık hallerden potpori yapmış yönetmen. Bir de Hollandalıymış yönetmen. Tak tak tak diye kıvırmadan anlatıyor derdini. Kısaca…

Makaron da yaparım Kariyer de !

Sakın ola saat gece ondan sonra makaron yapmaya kalkmayın! Özellikle de ilk defa bu işe soyunacaksanız. Sabahtan niyet etmiştim lakin dolunay malum dalgalı ruh hallerinde başlamayayım şimdi dedim. Kaldı gece yarısına. “Makaron mu? Oha canım” diyenlere “haklısınız” diye cevap veriyorum. Gerçekten de “oha”. Ne gerek var. Divan’ın makaronları var zaten ! Bu arada Divan ve bir de Lizbon’da…

Bergüzar Korel; güzel insan!

Tam iki ay olmuş bu yazıyı yazalı. Bayağı bir atalet sarmış demek ki beni iki aydan beri. Bir iki düzeltmeden sonra aynen yayınlıyorum yazımı. iyi okumalar;   Hiç oldu mu size de?  Durup dururken, günlük olağan hallerdeyken mutluluktan, keyiften kahkahalar atmak isteği ile içinizin coştuğu? Sevgili bir dost ile şahane bir filmin ardından yapılan hoş,…

Güzeler güzeli Venüs bitirdin bizi bea!

Vallahi de billahi de bittik yahu. Hayır Satürn bu kadar gebertmemişti. Elimizi, kolumuzu kaldıramaz haldeyiz. Böööyle dizlerimizde bir sızlama hali, içimiz çekile çekile ızdırap dolu yolun yarısını çok şükür tamamlamışız meğer. Ve fakat henüz önümüzde 10-15 gün daha varmış. Ey güzeller güzeli Venüs’üm; canım, ciğerim. N’olur bir ilerle yahu! Bitirdin bizi. İçimizi, dışımızı sis bastı….

Ferzan’ın İstanbul Kolajı…

‘Küfür edesim var, tükürükler saçarak hem de’ dersin. Herkese, ama en çok da belki kendine. ‘Haykırasım var aşkımı, bulmuşum işte ömrüme bedel olanı. Eminim hatta’ dersin. İçinde kalsın istemez, gönlünün düştüğü de bilsin istersin. Çaresizce aşkına sarılmak istesen de sarılamazsın işte… Çocukluğunda haykıramadığın, en sevdiğin olması gereken o en heybetli adama; babana böğürerek ‘senin yüzünden’ diye bağırmak…

Bugün kendine farklı baksana…

Farklı bir gözümüz olsa ve hayatımıza onun merceğinden baktığımızda o farklı açıdan kendimizi görebilsek. Ne şahane! Hayatımıza farklı bakabilsek sayesinde. Stresimizi değil de neden strese kendimizi soktuğumuzu görebilsek mesela. Hadi o gün bugün olsun. Mesela bugün neden streslisin? Ne için endişelisin? Kafan kime, neye takılı? Senin yapabileceğin, senin kontrolünde olan bir şey için mi debelenmen?…