Ne güzeldir di mi çay saati. Günün tam bitmeden, güneşin batmadan evvelsi en nazik saatlerini, sevdiğin bir dostunla paylaşmak vakti. Çay aslında bahanesi. Çay bahanesiyle çok sevdiğim bir dostumu ağırladım bugün. Araya epey vakit girmiş ve fakat biz sanki sohbet arası tuvalet molası vermiş gibi. “Ne diyordum şekerim” diyerek, konular, konuşmalar, duygulanmalar, paylaşılan güzel anılar,…
Etiket: joy
Varolmak üzerine
Bu sabah yine çok enteresan bir yerden çoook enteresan başka bir yerlere savruldum ve uzunca bir süredir içimde itişip kakışan, artık akamadığı için belki de şişkinlik yapan kelimelerim dökülmek istedi. Bunu da akıyorken (!) denk geldiğim bir isim ve oradan da dan diye sabahıma düşen bir şiir tetikledi. Şiir ve kendi çapımda yapmaya çalıştığım çevirisi…
Le Cordon Bleu Günlükleri
Ekim 2023 tutulmaları ile başladım adım atmaya. Karar verememek çok zor. Mükemmeliyetçi tarafımdan ötürü tutulmuş vaziyette rüzgarla ordan oraya savruldu fikirlerim. Eylemsizlik içinde milyonlarca düşünce, gelen fikirlerin anında fizibiliteleri ve ertelenen hayaller. Uzun bir süre hayallerimi o kadar ertelemişim ki, ne olduklarını dahi unutmuşum. O kadar ki, bir dönemim de onların neler olduğunu hatırlamaya çalışmakla…
Ne zaman? – Şu an!
Cuma öğleden sonrasında, havayı ister fırtına, ister sel götürsün farketmezdi. Cumalar kutsaldı. Kıpır kıpır, fıkır fıkırdık. Yaşla başla ilgili değildi çünkü hatırımda annemle babamın da programları vardı. Kah misafir gelir kah gider, kah dışarda yemek organizasyonları olurdu. Bişeyler olurdu yahu. Hayatımızın o zamanlarda da griye bürünmüş “haftaiçleri” vardı ama işte Cuma’dan içimize renk gelirdi. O…
Sevdiklerim Erol Evgin
Yazılarca, sayfalarca… Ama öyle böyle değil sadece ve sadece yazasım var. Sanki yazdıkça dağılacak ve değişecek bu sahne. Aydınlanacak ortalık. Kendi yazmak eylemim ya da yazdıklarımdan ötürü değil de, his işte. Rahatlatıyor beni neticede. Ve fakat imkan kısıtlı. Hem güzel ülkemin, algımın darlığından geçemeyen yasakları var. Hangi sözün nereye nasıl itiştirilip çekileceği asla tahmin konusu…
Çilek & Meşe
Kırlarda son hızla koşarken, birden koca meşe ağacının karşısında frene basıp patinaj yaparak durdu Çilek. – Selam ! dedi; tüm heybetiyle karşısında duran Meşe ağacına. Sonra da duraksamadan koştu sarıldı, kollarını en kocaman açarak. Bir elektrik akımı tüm yüreğine yayıldı. Isıttı tüm vücudunu. Yayılan enerjiden gözleri doldu, aktı hatta bir kaç damla, göz pınarlarından. Meşe…
Ben Böyleyim
Frank Sinatra – “My Way“, tüm zamanların en en en listemdeki, dinlediğimde tüm hücrelerime kadar işleyebilen bir kaç nadide şarkıdan bir tanesi. Yaşıyor olduğunu suratına suratına çarpar sözleri.. Hayatın son düzlüğünde geriye dönüp baktığında herkesin söylemek isteyeceği sözler aslında. Düşün mesela; günlerden bir gün, belki de ünlü biri olmuşsun mesela. Yaşın da ileri olgunluk mertebesinde…
Hayat ve “anlam” faktörü
Hayata ne çok, ne büyük anlamlar yüklüyoruz? Ne çok bekleyerek geçiyor zaman? Yazın sıcaklar bitsin, kışın soğuklar dinsin. Ay başında olmaz, sonunda yeni bir işe başlanmaz ! Bekleyerek yiten nice kıymetli zamanlar… Bekle, bekle – neyi beklediğini tam da bilemeden çoğu zaman – bekle ve dur bi bekle… Yani yeter beklediğin ! Dal işte hayatına… Dal balıklama,…
Makaron da yaparım Kariyer de !
Sakın ola saat gece ondan sonra makaron yapmaya kalkmayın! Özellikle de ilk defa bu işe soyunacaksanız. Sabahtan niyet etmiştim lakin dolunay malum dalgalı ruh hallerinde başlamayayım şimdi dedim. Kaldı gece yarısına. “Makaron mu? Oha canım” diyenlere “haklısınız” diye cevap veriyorum. Gerçekten de “oha”. Ne gerek var. Divan’ın makaronları var zaten ! Bu arada Divan ve bir de Lizbon’da…
Bergüzar Korel; güzel insan!
Tam iki ay olmuş bu yazıyı yazalı. Bayağı bir atalet sarmış demek ki beni iki aydan beri. Bir iki düzeltmeden sonra aynen yayınlıyorum yazımı. iyi okumalar; Hiç oldu mu size de? Durup dururken, günlük olağan hallerdeyken mutluluktan, keyiften kahkahalar atmak isteği ile içinizin coştuğu? Sevgili bir dost ile şahane bir filmin ardından yapılan hoş,…