Bu sabah yine çok enteresan bir yerden çoook enteresan başka bir yerlere savruldum ve uzunca bir süredir içimde itişip kakışan, artık akamadığı için belki de şişkinlik yapan kelimelerim dökülmek istedi. Bunu da akıyorken (!) denk geldiğim bir isim ve oradan da dan diye sabahıma düşen bir şiir tetikledi. Şiir ve kendi çapımda yapmaya çalıştığım çevirisi…
Etiket: hayatandanibaret
Ne zaman? – Şu an!
Cuma öğleden sonrasında, havayı ister fırtına, ister sel götürsün farketmezdi. Cumalar kutsaldı. Kıpır kıpır, fıkır fıkırdık. Yaşla başla ilgili değildi çünkü hatırımda annemle babamın da programları vardı. Kah misafir gelir kah gider, kah dışarda yemek organizasyonları olurdu. Bişeyler olurdu yahu. Hayatımızın o zamanlarda da griye bürünmüş “haftaiçleri” vardı ama işte Cuma’dan içimize renk gelirdi. O…
Yakamoz
Adına “zamansız” dediğim, demek istediğim bir hikaye üzerinde çalışıyorum bir süredir. Ve çok benzer bir hikayeyi, çok zamansız bir anı, dibine kadar yaşıyorum şimdilerde. Bu sabah yağmurlu bir güne uyandım. Ama ardından güneş, en sevdiğim. Dilerim içinde bulunduğum şu anımın çok yağmurlu havası doğacak güneş ile dağılacak. Hayatın bizi edepsizce tokatladığı bir zaman aralığını sevdiklerimle…
Bir derdim var …
Haksızlıklara ezelden beri, belki de anne karnına düştüğüm ilk andan beri, iliklerime kadar işlenmiş bir öfke duyuyorum. Zamanında akıtamadığım öfkemi de şimdilerde ziyadesiyle kusuyorum. Haksızlıkların toplum olarak dip noktasını gördüğümüz bir döneme denk gelmesi belki de tesadüf değil. Belki de gezegenler, ay, yıldızlar öyle istiyor. Ben bir bireyim. Ne kadar basit değil mi söylemesi? Ve…
Yine bir Corona günündeyiz
Yine ailecek evde oturuyoruz. Öyle günlere gelmişiz ki alışveriş listesine motor yağı eklemeli mi, paslanan eklemlere ne gerekir ki diye düşünceler uçuşabiliyor zihnimde. Koronada sınırdayız yani. Duygulara girmiyorum, kalmamış o nadide papatyalardan eser, hepimiz roboto bağlamışız. Geyik üstüne geyik anlayacağınız. Kafamda bin tane şey yani. Ama geçiniz hepsini. Az önce duş aldım. Anlatacaklarım gayet genel…
ARMUT & Kuru Erikli KEK
Ya da 👉🏻 Le KEK 🧡2021’e kalben girelim. Kalbimizle, sevgiyle. İnadına severek, inadına iyilikle. Başka türlüsü olmuyor çünki. Sevgi her daim galip gelecektir, her yaraya da merhemdir. O yüzden lütfen bu sene ‘lanet olsunlar’ yerine bol bol ‘şükür’ diyelim. Şükür ki 2020 gibi bir seneyi öyle ya da böyle atlattık. Şükür ki hala bir şekilde…
Güzeler güzeli Venüs bitirdin bizi bea!
Vallahi de billahi de bittik yahu. Hayır Satürn bu kadar gebertmemişti. Elimizi, kolumuzu kaldıramaz haldeyiz. Böööyle dizlerimizde bir sızlama hali, içimiz çekile çekile ızdırap dolu yolun yarısını çok şükür tamamlamışız meğer. Ve fakat henüz önümüzde 10-15 gün daha varmış. Ey güzeller güzeli Venüs’üm; canım, ciğerim. N’olur bir ilerle yahu! Bitirdin bizi. İçimizi, dışımızı sis bastı….
Puzzle
Hayat bir puzzle ise bence sadece iki parçadan oluşuyor. Aşağı yukarı herkes bir ruhunun olduğuna sanıyorum inanıyor. Evet senin bir ruhun var! İnanır mısın? Hatta ruhunun bir ağırlığı bile var-mış. Okumuştum bir yerlerde, bir vakitte. Ölmeden önce ve sonrasında bedenin ağırlık farkından yola çıkarak ruhun kaç gram olduğunu hesaplamışlar. Ve yine hemen hemen genel kabulde…
“Pozitif Ol!” deme bana…
Yollardayken kelimeler dizi dizi sıralandığında kafamda genelde telefonumu kapıp ya da kağıt kalem ne varsa o an elimde üzerine not alıyorum. Bazen de aldığım notları unutup devam ediyorum. Bugün telefonumdaki notlarımı karıştırırken 20 Eylül tarihli bu karalamalarımı buldum. Aşağıda temize çektim. Sanıyorum o okuduğum makaleden sonra yazmışım uçaktayken daha. Gerçi o makale üzerine bir yazı yazmışım…
Çizmenin Topuğu
Epey bir zamandır aklımdaydı. Epey bir zamandır bu şahane memleketin ben de bıraktığı izi yazmak fikri. Baştan söylemeliyim. Bu klasik bir tatil yazısı değil. Hayatımda o tarz bir yazı yazmadım. Niyet de etmedim, heves de. Öyle bodoslama, içimden geldiği gibi işte. Çizmenin topuğu! Puglia’nın Salento’su… 2 sene üst üste gittik. O kadar sevdik yani. Hem de…