Gün yeni aydınlandı. Takığım bu duruma ben. Hem de çok takığım. Sabahları kalktığımızda güneş ışığını yüzümüzde hissedeceğimiz günlere şarkılar bestelesek acep ne olurdu? Bence güzel olurdu. Birisi için dua ederken, iyi niyetli temennilerde bulunurken bolca kullanın, kullanalım. Güne başlarken güneşin doğuşuna tanıklık edebilelim isterim. Düşünsenize, güneş doğarken kalkmak fikri bile insanı inanılmaz mutlu edebilir. Yani…
Kategori: Ordan burdan
İyilikler üzerine
Çokça kırmızıya bürünmüş, dengesiz enerjisiyle bol iniş ve çıkışlı bir duygu yoğunluğunda, akamadığımız gündelik hayatımızın içinde en azından nefes almaya devam etme çabasındayız. Kurtardığımız günlerimiz (!) kaderine küskün bir seyirdeyken içgüdüsel olarak en kötü gelişmeleri duymak üzere sabah her yataktan kalkışlarımız, kalbimizi daha da kavurur halde. Maalesef. Çokça kabullenilmişlik, çaresizlik hissinin yarattığı sanal parmaklıklar ardına,…
Çay Saati
Ne güzeldir di mi çay saati. Günün tam bitmeden, güneşin batmadan evvelsi en nazik saatlerini, sevdiğin bir dostunla paylaşmak vakti. Çay aslında bahanesi. Çay bahanesiyle çok sevdiğim bir dostumu ağırladım bugün. Araya epey vakit girmiş ve fakat biz sanki sohbet arası tuvalet molası vermiş gibi. “Ne diyordum şekerim” diyerek, konular, konuşmalar, duygulanmalar, paylaşılan güzel anılar,…
Kelimeler yerine Gözyaşlarım
Ne kadar romantik bir giriş oldu değil mi? Oysa kendimi tutamıyorum artık. Kelimelerim değil akan bu satırlara. Bence bu başlık o sebeple çok yerinde oldu. Durdum bir an. Yetemeyen derin bir nefes daha aldım. Sonra farkında olmadan tuttum. Son zamanlarda sağlıklı nefes alamamaya başladım yine. Sanıyorum panik atakımsı bir şey yaşadığım. Aldığım nefes yetmiyor. Nefesimi…
Varolmak üzerine
Bu sabah yine çok enteresan bir yerden çoook enteresan başka bir yerlere savruldum ve uzunca bir süredir içimde itişip kakışan, artık akamadığı için belki de şişkinlik yapan kelimelerim dökülmek istedi. Bunu da akıyorken (!) denk geldiğim bir isim ve oradan da dan diye sabahıma düşen bir şiir tetikledi. Şiir ve kendi çapımda yapmaya çalıştığım çevirisi…
Yaşam nedir?
Şimdilerde mümkün olduğunca uyanık kalabilme mücadelesi. Başı ve elbette sonu olacağı o en başından belli, her faniye özel zaman kesiti. Derin nefeslerle içimize çekmeye çalıştığımız, dünya düzleminde bize tahsis edilen bedenimizin her daim bizimle olan yorgun ruhumuza eşlik ettiği, adına hayat denen süremiz. Ve fakat buna rağmen, insanoğlunun birbirine -sanki hiç ölmeyecekmişcesine aç gözlülükle- dar…
Pandemi dönemi komplo teorisi
Çok da geride kalmadı o günler aslında. Elektro şoklandığımız, tüm dünyacak hem de, sosyal medya evimiz misali, bir sıcacık Kuzguncuk kafesi gibi tüm gün vakit geçirdiğimiz bir mecra oldu. Herkesin bu döneme ait bir atıp tutması vardı, vardır elbette. Türlü türlü teoriler üretildi. Buyrun bu da benimki o zaman; Bakın etrafınıza, gençlere, orta yaşlılara, çocuklara,…
Ne zaman? – Şu an!
Cuma öğleden sonrasında, havayı ister fırtına, ister sel götürsün farketmezdi. Cumalar kutsaldı. Kıpır kıpır, fıkır fıkırdık. Yaşla başla ilgili değildi çünkü hatırımda annemle babamın da programları vardı. Kah misafir gelir kah gider, kah dışarda yemek organizasyonları olurdu. Bişeyler olurdu yahu. Hayatımızın o zamanlarda da griye bürünmüş “haftaiçleri” vardı ama işte Cuma’dan içimize renk gelirdi. O…
Vicdan
Açıkçası kelimeler çok da yeterli değil, hislerimi nasıl ifade edebilirim bilemiyorum. Tarihin en karanlık günlerine adı yazılı/kazılı birçok lider var. Okuduk vahşiliklerini, acımasızlıklarını. Bunlar tarihe not ediliyor ki tekrar yaşanmasın, yaşanmış olanlara bakıp ders alınsın. Hitler gelir ilk akla mesela, modern zamanlar içerisindeki en acımasız lider olarak. Bu zamanların da ötesine evrilmeye çalışan insanlığın, evrildiği…
Joan is Awful
Oldu bir süre seyredeli. Black Mirror serisinden bir bölüm bu; “Joan Is Awful” Seyrederken koltukta oturamadım. Heyecanım tamamen senaristin muhteşem zekasına dairdi. İnanılmaz incelik ve çarpıcılıkta bir anlatım. Kafasındaki mesajı tokat gibi bırakıyor ortaya Charlie Brooker. Black Mirror serisinin tamamını seyretmedim. Bir kaç bölüm. Genel olarak hepsinde de çarpıcıydı anlatımlar. Teknolojinin gelişimi, ve üzerimizde yarattığı…