Şadece kendi penceremden bakıyor olsam aslında hiç yaşamamış olmayı dileyeceğim sene 2014 olurdu. Ancak 2016 bu dünya üzerinden bakmayı seçersek şayet son derece ağır bir seneydi. Dolayısıyla yaşanacakları önceden bilseydim ve seçim şansım olsaydı, geçen sene tam da bugünde, “pas geçelim ve lütfen direk 2017’ye atlayalım” diyebilirdim. Ama bugünkü aklım da 2016’yı yaşadıktan sonra bugünkü aklım oldu. Yoksa…
Yazar: aslif
Karanlık Hali 2/4
Gözlerimi açtım. Zifiri bir karanlık. Sabaha karşı bir saatte değiliz çok belli. Ama gecenin kaçındayız ben onu bilmek istiyorum. Başucumdaki telefondan anlıyorum saat iki sularında yüzdüğümüzü. Canım sıkıldı. Dağlar, tepeler, yeşillikler tamam da rüyada anneyi ölü görmek ne demek işte onu bilemiyorum. Yataktan kalkıp uzun koridordan ağır ağır düşüncelerle geçiyorum, düşüncelerim yoğun. Sokak lambasının ışığı mutfağa…
Bembeyaz 1/4
Alabildiğine geniş, uçsuz bucaksız gibi görünen yemşeşil çimenlikler. Hiç bu kadar genişinin içinde olmamıştım daha önce. Bittiği noktada tam karşıda tepesi karlı- görüyorum beyazlığını- sıra sıra dağlar. Gökyüzü de bembeyaz. Pamuk tarlasında bulutlar, bulutlar. Onlar hareketli. Resimde akıyorlar sağdan sola doğru. Sanki göç mevsimi başlamış. Neresi burası? Ne şahane bir resim olurdu kağıda dökülse. İnsanın içine…
Ruhumun Toksinlerini Attım
Ben kimim? Neyim? Nereye gidiyorum? Bu dünyadaki amacım nedir? Doğru ya. Bir amaç olmalı. Her bir bireyin dünya üzerinde bir etkisi mutlaka olmalı. Negatif veya pozitif. İyi veya kötü. Siyah veya beyaz. Ömrüm boyunca sadece kendi kendime mi hayrım olacak? Sadece kendime ve aileme kadar mı yeteceğim? Peki ya diğerleri? Başkaları için ne yapabilirim? Kendimin…
Bence uzaktan daha süpersin!
10 Kasım’da başladı her şey. Sonradan ayanlar da dahil olunca Ata’mın huzuruna çıkanlar sel oldu malum o gün. Her 10 Kasım’da olduğu gibi çok çok duygulandım yine saat dokuzu beş geçe. Ve elbette ağlıyorum o an. Fakat bu sene hüznüm tüm gün sürdü ve bitmedi. Gündemdendir, özlem katlandı tabi vs derken 1 hafta oldu….
10 Kasım
Yıl 1938, Yıl 2016… Zaman aktıkça sen de damarlarımızda akmaya devam edeceksin… Sen olmasaydın, bugün bu topraklarda O-LA-MAZ-DIK nokta. Ruhun şad olsun…
Yeniden Başla
Ahhh 90’lar. Gençliğimin ilk yılları 🙂 Çok romantik bir giriş olabilir bu. Öyle olsun bu sefer de. Realist, idealist değil bu sefer romantik olsun istedim… Realizmin sertliğinden yorulmuş gönüllere gelsin bu yazım o vakit. 90’ların başında üniversite maceramın ilk dönemlerine rastgelen bir albüm. Bugün sorsalar bana, bir adaya düşşen ve yanına alınacak albümleri seç yavrum…
“Pozitif Ol!” deme bana…
Yollardayken kelimeler dizi dizi sıralandığında kafamda genelde telefonumu kapıp ya da kağıt kalem ne varsa o an elimde üzerine not alıyorum. Bazen de aldığım notları unutup devam ediyorum. Bugün telefonumdaki notlarımı karıştırırken 20 Eylül tarihli bu karalamalarımı buldum. Aşağıda temize çektim. Sanıyorum o okuduğum makaleden sonra yazmışım uçaktayken daha. Gerçi o makale üzerine bir yazı yazmışım…
Eureka !
Dün gece elimde şahane bir kitap ve kafamdaki arapsaçının her bir çözülen düğümleriyle tam da aynı anda salona doğru koşarak ‘evreka’ diye bağırmak geldi içimden… Eureka ! (evreka diye okunuyor) Çıplak vaziyette değildim elbette. Ve elbette evren için çok da önemli bir keşif değildi benimkisi. Arşimet’e selamlar olsun ancak ben kendime kadar bir keşifte bulunmuştum. Ve…
Ritüeller veya Zencefilli Aşure
Amacım burada yemek bloğu tadında her yeni güne bir tarif post etmek değil. Bunu en başından söyleyeyim. Aklımdan geçenlerin not defteri diye başladım. Onu da yapmaya çalışıyorum. Hayata dair şeyler işte yazılan çizilen… Aşurenin de dönemi malum, denk geldi. Hazır yakalamışken de fırsatını, üzerinden diyeceklerim var. (Bu arada bu yazımı hazırlamışım ancak post etmeyi unuttuğum…