Gezegenler acayip açılardan birbirine göz kırparken, sen ne bakarsın öyle boş boşşşş? Sen de bak. Kırpıştır gözünü şöyle yandan yandan. Sen bilirsin yani. Ben de bir takım bakışlar atıyorum elbet, kendimce. Hatta flört ediyorum gezegenlerle. “Gelin de iki lafın belini kıralım” diyorum mesela. İletin diyorlar güzel mesajlarınızı, ben de onu yapmaya gayret ediyorum işte. Kendim…
Yazar: aslif
Çilek & Meşe
Kırlarda son hızla koşarken, birden koca meşe ağacının karşısında frene basıp patinaj yaparak durdu Çilek. – Selam ! dedi; tüm heybetiyle karşısında duran Meşe ağacına. Sonra da duraksamadan koştu sarıldı, kollarını en kocaman açarak. Bir elektrik akımı tüm yüreğine yayıldı. Isıttı tüm vücudunu. Yayılan enerjiden gözleri doldu, aktı hatta bir kaç damla, göz pınarlarından. Meşe…
Yazmak lazım
Uzunca bir duraklama dönemi oldu biliyorum. Ama artık vücudumunun bir dile gelmediği kaldı. Her bir organımdan uyarı sinyalleri alıyorum. “Artık yeter” diye! “Düşün de bul” diye! “Hayır orası değil bu taraftan gideceksin” diye! “Kendini oyalama artık” diye! Bunlar çok karmaşık, anlamsız gelebilir. Nasıl baktığınla ilgili. Çok uzun zamandır hastalıklar ve onların altında yatan mesajlar konusunda…
Madeleine/ Cafe Fernando favorim…
Geçen sene boyunca Cafe Fernando‘nun kitabındaki tüm tarifleri yapıp buradan kendime kadar olan yorumlarımı yayınlamaya niyet etmiştim. Niyetim geçerlidir. Sadece geçen senenin içine sığmadı. Buradan yazamadım ancak kitabın yarısını sanıyorum denedim. Denemeye de devam ediyorum. Deneme tarihleriyle not almışım tariflerin üzerine kendimce notlarımı. Hatta bazılarını defalarca yaptım. Madeleine (madlen) bunlardan bir tanesi mesela. En sevdiğim keklerden birisi….
Big Little Lies
Ne kadar uzun bir vakit olmuş. Hep aklımda yazmak aslında. Ama elim bir türlü gitmiyordu işte. Gitse de gönlüme birşey düşmüyordu. Ama seviyorum yazmayı. Hayatımda ilk defa belki çok da umrumda olmadan yaptığım için kimbilir. İçimi kusmak gibi. Bunu kimsenin onaylamasına ihtiyacım yok. Kusuyorum işte. Beğenmezsen okumazsın. Evet alenen ortaya hönkürüyorum ne diyeceksem. Ama yine de bunun bir yere…
Kasım
Yazıp çizemesem de epeydir, hayat tüm hızıyla akıyor benim için son aylarda. Ekim’in gelişini hayal meyal, bitişini kesinlikle anımsamıyorum. Kendimi senenin en sevimsiz ayının içinde, üstelik son derece hazırlıksız buldum bu sene. Sevmem Kasım’ı öteden beri. Demem odur. Hüzündür Kasım. Atam’ın gidişidir, bir de koca bir senenin bitişinin habercisi… Her yanı hüzün kaplı yani. Tam kış…
Astrolojik işler
İki astrolog yanyana gelse ve sohbete dalsa, muhtemelen Çinceyi az biraz daha iyi anlarım derim. Astrolojiye yakınlığım teknik anlamda sıfır olsa da hissi anlamda Leyla ile Mecnun gibiyiz. Açıların derecesinin ehemmiyetini, bunun ne anlamlara geldiğini, evleri, ay hallerini falan sormayın bana. Ama senin burcuna Satürn girerse eyvahlar olsun!, Jüpiter girerse allah nazarlardan korusun kardeş diyecek kadar…
Cafe Fernando / Çikolata Parçalı Kurabiye
Amanın dedim az önce içimden içimden. Senenin bittiği bir anda dank edince bugün, dedim kuzum sen neye niyet neye kısmet oldun bu sene? Bir düşün bakalım. Dün geceyarısından beri çatlayan başımı sadece bir ağrı ile doldurmuyorum yani. Düşünceler seli şeklindeyim… Bu seneki niyetlerimden biri Cafe Fernando‘nun kitabındaki tüm tarifleri yapmaktı. Esasen, bir çok tarifini de…
Jeannette
Oh, mon Dieu! Bugüne kadar sıkılarak seyrettiğim, seyrederken uyuyakaldığım çok film olmuştur. Tamamını seyretmeye dayanamayıp orta yerinde kapattıklarım da. Ama bu film, bu kesinlikle başka bir başlık altına girer. Kuvvetle muhtemel de uzun süre o başlık altında tek başına takılır. Oysaki ne güzel başlamıştık Film Ekimine. Jeannette’in yorumları çok da kötü değildi. Fransız dahi yönetmen…
Mekanlar ve Yüzler
Film Ekimi başladı. Bu sene ne yalan söyleyeyim öncesinden hiç bir filme bakamadım. Öne çıkanlar şu yana dursun, açıp sayfasını inceleyemedim bile. Kafa olarak henüz Ekim ayına dahi giremedim ki 🙂 Sevgili arkadaşım sağolsun. Hazır çalışılmışı ve dahi biletleri alınmışı var dedi. Liste attı. Bugün ilkine gittik. Hava limonata, İstiklal hafif toparlanır gibi. Şantiye yine elbette…