Kelimeler yerine Gözyaşlarım

Ne kadar romantik bir giriş oldu değil mi? Oysa kendimi tutamıyorum artık. Kelimelerim değil akan bu satırlara. Bence bu başlık o sebeple çok yerinde oldu.

Durdum bir an. Yetemeyen derin bir nefes daha aldım. Sonra farkında olmadan tuttum. Son zamanlarda sağlıklı nefes alamamaya başladım yine. Sanıyorum panik atakımsı bir şey yaşadığım. Aldığım nefes yetmiyor. Nefesimi tutuyorum çünkü her şey çok mu kirli? Çok çok çok trajik mi oldu bu kısım? Yo yoo hayır çok demogojik diyecektim aslında. Böyle ajite bir söylem oldu ama işte tam olarak öyle bir şey yaşadığım.

Bugün özellikle çok yoğun hislerim.

Yani hiç mi vicdanı olan insanlar kalmadı polis teşkilatında? Hiç mi adil davranabilen, sadece kanunları uygulasa yeter olabilen insan evladı hakimler yok? Bittiler mi? Tükendi mi vicdan? Vicdanı kalan 3-5 tane gazeteci, 3’ü hapiste susturulmaya çalışılıyor, kalan 2’si. Onlar da can siparane savaşıyorlar kelle koltuk. Ayaklarına taş değmesin…

Gerçekten delireceğim artık.

Ya da mesela, hiç mi bir anne evladını sevemez. Kardeşim, sevemiyorsan, evlat evlat diye inleyen, sevgisini akıtmayı bekleyen nice anne adayı var. İnsan istemez mi kendi canından bir parçanın sarıp sarmalanmasını? Bul öyle bir aile. Yoksa doğurma yahu. Sokağa salınan bu sevgi fukarası çocukların saçtıkları dehşetle her gün nefesimiz kesiliyor. Yazık değil mi? O çocuğa ve sebep olduğu güzel çocuklara yazık değil mi yahu?

Soysuz, aklı pipisinde, zihni sapık insanımsıların yaptıkları zorbalıklara her gün şahit olmaktan delireceğim.

Vatanını sevememiş, belki de hiç sevilmemiş zalim varlıklardan bıktım, delirtiyor her an şahit olduğumuz kötülükleri.

Sadece parayı kıble bilmiş, sermaye sahibi güçlü şirketlerin ve yine sadece kendini düşünen korkunç bencillikleri ruhumu boğuyor.

Üzerinde yaşadığı topraklara düşman, ağacına, köpeğine, kedisine, çocuğuna, kadınına zalimce kıyan, beton vicdanlı şahsiyetsizleri gördükçe duyduğum korkunç bir mide bulantısı, ve geçmeyen.

Şahsiyetini üç para için satabilen, kötülüğe hizmet eden maşalarsa ayrı.

Hiç mi kalmadı kardeşim bir gr. vicdan, ahlak, insanlık?

Bizi cehennemin en dibine ittirivermişler de gün gözüyle günahlarımızın kefaretini ödüyoruz. Ateşler içinde, yaşadığını sanırken yanan ey ahali; cehennem denen yer buradan daha korkunç olamaz bence.

Semptomların hepsi birden üstüste geldiğinde hastalık ayan beyan kendini gösterir ya hani, teşhise lüzum kalmaz artık. Tedavi olmak şart, ayakta durmak imkansız hale gelir hani. Doktor kurtarıcı ayağına gelmez beklesen de nafile. Sen sonunda düşüverirsin ve senden sömürecek birşey kalmaz virüse hani. İşte o anlardayız sanki. Entübe edilme noktasında bir millet. Yani sanki artık bu milletin ne sömürülecek canı, ne de ağızlarınıza alacak anası kaldı.

O sebeple bence sıfır derecedeyiz.

O sebeple artık ne olacaksa olsun. Kötülüklerinizde boğacağınız daha fazlası olmadığında bilesiniz ki sırada siz varsınız. Doyuramadığınız o aç gözleriniz birbirinize döndü bile. Yetmiyor çünkü size hiçbir şey. Hep daha fazlasını arayan sonunda kendi belasını bulurmuş.

Tek tutunduğum budur.

İlahi adalet önünde sonunda, ki bence sonundayız, verecek kudretli cezasını.

O zaman dört duvar arasında gerçekten hakedenler olacaktır.

Yorum bırakın