Oldu bir süre seyredeli. Black Mirror serisinden bir bölüm bu; “Joan Is Awful”
Seyrederken koltukta oturamadım. Heyecanım tamamen senaristin muhteşem zekasına dairdi. İnanılmaz incelik ve çarpıcılıkta bir anlatım. Kafasındaki mesajı tokat gibi bırakıyor ortaya Charlie Brooker.
Black Mirror serisinin tamamını seyretmedim. Bir kaç bölüm. Genel olarak hepsinde de çarpıcıydı anlatımlar. Teknolojinin gelişimi, ve üzerimizde yarattığı egemenliğe dair söyleyecekleri olan bir seri. Ama işte bu bölüm, bilemiyorum belki tam yerine denk geldiğinden, son zamanlarda kafamın içinde dolaşan benzer düşüncelerden bilemiyorum, çok çok etkiledi beni. WOW oldum bittiğinde. Bir konu, bu kadar enfes aktarılabilirdi.
Neden kendi hayatında başkaları başroldeki?
Neden sen yoksun o koltukta?
Neden bu kadar etki altındasın? Aslında kontrol ediliyorsun kukla gibi, ve sen bunun ne kadar farkındasın?
Bu düşündüklerin aslında sana mı ait gerçekten?
Farkına varmalısın !
Kontrolü ele almalısın !
Gölge bir hayat yaşıyorsun aslında.
Kendi fanusunda mı nefes alıyorsun? Onun bile farkında değilsin belki de.
Mesajlarca yani… O kadar çok şeye dokunuyor ki bölümde.
Sadece elimizdeki telefonlarla bile çok katmanlı bir ilişki yaşıyoruz. Elimizin altında sandığımız diğer teknoloji nimetlerini saymıyorum. Telefonlar başlı başına yeter ama. Her şeyimiz içinde. İç içe geçmiş, kısır döngüye girmiş hayatlarımıza nefis bir eleştiri. Neyi aslında niçin yapıyoruz? Elimizdeki telefonu biz mi kontrol ediyoruz yoksa o bizim tüm hayatımızı mı?
İçine girdiğimiz o sanal dünyalar, sanal gerçeklikler. Adı üstünde sanal gerçeklik. Şaka gibi bir yere doğru gidiyoruz. Gerçeğin sanalı !
İşte tüm bunların yanında bir de asıl bunu anlatım şekli çok çarpıcıydı.
Çok çok beğendim.
seyredin. mutlaka.
ve mutlaka sorgulayın ne olur. Çünkü ne kadar içindeysen o mağaranın, o kadar gölge bir hayat, yaşadığını sandığın. Teknoloji de işin içine girince gölge hayatımızın da gölgesini yaşayan bir katmanın içine doğru gömülüyoruz iyice.
Arada kafanı ekrandan kaldırıp, güneşin gözlerini yakmasına müsade et. Biraz canın acıyacaktır, gerçekler acıtır ama zincirlerini kırıp çıktığında o mağaradan ve toprağa bastığında kökleneceksin ve düşünmeye başlayıp sorgulayacaksın da.
ve henüz fırsatın varken.
Aslında var mısın? Belki de yoksun…
not: Kapak resmi Cao Fei’nin 2011 yılında farklı disiplinleri kullanarak yaptığı “Shadow Life” çalışmasından bir kare. Popüler Çin kültürünü eleştirdiği, modern Çin’in görünen yüzünün altındaki katmanları inceleyen bir enstalasyon da denilebilir.