Yaz yaz yaz.
Yazıyorum bir kenara tüm zihnimi. Belki, kimbilir, bir anda pandoranın kutusu açılacak ve içinden çıkacak beklenen nicedir.
Son zamanlarda kafam çorba. Sebze çorbası. Ordan burdan, daldan budaktan, ne ararsan içinde. Kafamın içindekiler, ruhuma işlenmişler, yapmak istediklerim, hayallerim, engellerim, seçimlerim, sorumluluklarım, gündemim. Hepsi birbirine girmiş durumda.
Yapmam gerekenlerle, isyanlarım birbiri içinde. Sanki koşuyorum delice bir süratle, ama sanki bir zincirle de bağlanmışım, bir milim ilerleyemiyorum. Beklemede koşar gibi. Hayatı pause moduna almışım ama benim feci koşasım var gibi.
Ah bize bunları yaşatan dış güçler, fitne fücu içindekiler. Ah ne çok vebal var üzerinizde dış mihraklar.
İnadına da bir inanç var içimde, rengi sapsarı, güneş gibi parlıyor. Anlamsız ama neden olmasın, olmaması çok saçma çünkü.
Mantık var, akıl var, izan var diyor içimden artarak yükselen o inanç.
Sanki sadece benim değil, açılacak olan hepimizin pandorası ve son sürat hep birlikte koşacağız gibi.
Geleceğe akacağız prangalarımızdan kurtulduğumuz o anda sanki.
Nicedir ölmeye yatmışız ve bir anda ve hep birlikte kış uykumuzdan kalkacakmışız sanki.
Duygusal bir bakış olabilir benimki biliyorum ama,
sanki ya sanki.
Hayat hep iyiye doğru evrilmekteyse,
Sanki başka türlüsü mümkün değil gibi…