Çilek & Meşe

Kırlarda son hızla koşarken, birden koca meşe ağacının karşısında frene basıp patinaj yaparak durdu Çilek.

– Selam ! dedi; tüm heybetiyle karşısında duran Meşe ağacına. Sonra da duraksamadan koştu sarıldı, kollarını en kocaman açarak. Bir elektrik akımı tüm yüreğine yayıldı. Isıttı tüm vücudunu. Yayılan enerjiden gözleri doldu, aktı hatta bir kaç damla, göz pınarlarından. Meşe salındı tüm endamıyla. Dallarından gelen hışırtılar eşliğinde dans eder gibiydi adeta. Sevildiğini anlayan ve içinden taşan mutlulukla ne yapacağını şaşıran çocuk, önce koştu sağa sola, sonra döndü tekrar sarıldı. Bir öpücük de kondurdu gövdesine.

Sevmek karşılıklı bir eyleme dönüştü.

Meşenin enerjisi köklerinden toprağa, ormana yayıldı. İkisinin de günü güzel geçecekti, şüphesiz.

Bazen başkalarının hayatına çok güzel dokunuruz. Bu bir bitki bile olabilir. Dilini anlamana gerek yok aslında, mutluluğun yaydığı enerji mutlaka algılanacaktır ve yayılacaktır kelebek etkisinde.

Meşenin günü o gün güzel geçerse sincap da benzer bir havada salınacaktır.

Bu kesin böyledir bence. Sence de, inan bana.

Hatta inanman gerekmez. Sen sadece içindeki sevgiyi paylaşmayı dene. Bak bakalım nasıl geri dönecek yaydığın o enerji…

 

PS: Resim: Güney Carolina’da yer alan dünyanın bilinen en yaşlı meşe ağacının fotoğrafıdır.

Yorum bırakın