Yazmak lazım

Uzunca bir duraklama dönemi oldu biliyorum. Ama artık vücudumunun bir dile gelmediği kaldı. Her bir organımdan uyarı sinyalleri alıyorum. “Artık yeter” diye! “Düşün de bul” diye! “Hayır orası değil bu taraftan gideceksin” diye! “Kendini oyalama artık” diye!

Bunlar çok karmaşık, anlamsız gelebilir. Nasıl baktığınla ilgili. Çok uzun zamandır hastalıklar ve onların altında yatan mesajlar konusunda bir çok kitap okudum. Hala da okuyorum. Başucu kitaplarım onlar. Bazı kitaplar vardır ya hani, okudum diyemezsin. Di’li geçmiş zamanda bırakamazsın. İşte benim için bu kitaplar da hep şimdiki zamandalar. Her daim elimin altındalar.

Açayım konuyu biraz.

Doğu tıbbının felsefesinde hastalıklar genetikle bağdaştırılmaz. Hastalıkların sebebi aslında kişinin duygusal tıkanıklarının neticesinde ortaya çıkar der. Bakınız Canan Karatay bile bugün benzer şeyleri söylüyor.  Geçenlerde bir röportajında okudum. O da demiş ki: annende ya da babanda olan bir hastalık sende de olacak diye bir şey söylenemez. Ancak, sen anne ya da babanın yaşam şeklinde ilerliyorsan, onun gibi yiyip, onun gibi yaşıyorsan, işte o zaman sonuçta varacağın nokta benzer olabilir. Onun dışında aynı hastalıktan müzdarip olman diye bir şey söz konusu değildir. Bu yaklaşım da benzer kapıya çıkıyor aslında. Hastalığına bak ve neyi yanlış yapıyorsun anlamaya çalış. Kendini tanımak için şahane bir yol aslında. Tabi her şey bakmakla ilgili. Kör gözle mi bakıyorsun? Yoksa gerçekten bakıyor musun?

Yazımın giriş kısmına geri gelirsek. 2018 yılına çok hızlı girdik. Her anlamda. Özel hayatım, ailem, ülke, dünya. Yer gök inliyor. Çok hızlı değişimler, gelişimler, olaylar yaşıyoruz. Bakınız Mayıs bitti ama şu ana kadar her saniyesi değişim rüzgarları eşliğinde geçti.

Şok haberlerle dolu her anı diyebilirim.

Mesela ben 2018’e girerken mesaj geldi hemen. Vertigom yeniden selam dedi.  Dengem allak bullak oldu belki ondan. Arka arkaya aldığım şok haberler beni kelimenin tam anlamıyla salladı geçti. Bir taraftan dengemi yeniden bulmaya çalışırken, diğer taraftan hayat bana yat uzan iki dakika ve düşün dedi. Bu aldığım ilk mesajdı. “Koşturma artık. Hayatın önünden önünden gitme” dedi hem de ne demek. “Sıkıyorsa o kafanı kaldır bakalım. Sen mi büyüksün ben mi?” dedi.

Lügatımda pes etmek, durmak yoktur. Ağlarım, sızlarım ama hep devam ederim. Bazen rüzgarın tersine bile olsa. Bir yola çıkmışsan devam edeceksin. Atladığım şeyse bazen aslında çok ileri gittiğim. Hayatın akışı son derece dört nala olabilir. Ama artık dört nala değil tırıs gitmen gerek diye bağırıyor adeta. “Sen benim önüme geçemezsin. Sıranı bekle. Hoooop yavaş ol dedik kardeşim” şeklinde. Hala mı anlamadın? O vakit güm diye indiriveriyor kafana. Benim kafama vertigodan vurdu. Anlamadım. Artritimi çoşturdu. Kaskatı vaziyette yattım. Ne sağa ne sola dönemeden felçli gibi. Bir de başağrıları tuz, biber tadında. O la la….

Evet 2018’e bu şekilde girdim. Dur ve düşün. Dur ve öğrendiklerini içselleştir. Dur ve yaşa!

Çoğumuzun unuttuğu en basit yaşam amacımız bu aslında; Y A Ş A M A K … Hayatın içinden geçmek değil de hayatla beraber akmak gerek. İşte o bazı kitaplar gibi, şimdiki zamanda kalmak gerek.

Bunlar benim aldığım mesajlar. Daldığımda güm diye vurmaya devam ediyor hala. Kulağım çınlıyor örneğin. Sonra tak kesiliyor her şey. Oley deyip koşturmaya başlayınca tekrar güm. İniveriyor kafama bir şey. Sanırım yeter artık diye bağırıyor hayat yüzüme doğru tüm şiddetiyle. Bu sefer söz dinleyeceğim. Başka seçenek yok çünkü. Tek şık sunuyor önüme. Bugüne kadar anlamadıklarına say dercesine.

Bin tane şey geçiyor bu arada kafamdan. Paragraf paragraf geçiyor hatta. Öyle bir cümle de değil. Diren diren bir yere kadar. Bu yazımı da biraz bu sebeple yazıyorum. Evet çok karışık. Evet belki siz hiç bir şey anlamadınız. Önemli değil. Ben yazarken anlıyorum. Size de daha geniş geniş anlatabileceğim zamanlar gelecek elbet.

Musluğu açınca su bir anda fışkırır, sağa sola, her yere sıçrar. Ama bir dur, bekle. Hemen kapama. O basınç geçince daha sakin ve net bir şekilde akacaktır.

O yüzden arada bir durmak, hayatın ritmine göre vitesi yeniden ayarlamak lazım.

2 Comments Kendi yorumunu ekle

  1. Deniz Delidolu adlı kullanıcının avatarı Deniz dedi ki:

    Ben beğendim

    Beğen

Yorum bırakın