İdolünü söyle bana…

Dün gazetede Aleyna Tilki diye birisiyle ilgili bir haber okudum. Adını duyuyordum elbet ama kimdir, necidir bilmediğim bir isim. Fikrim yoktu yani. Meğer şarkıcıymış. 16-17 yaşlarında henüz.

İdolüm beynim diye büyük büyük laflar demiş. Oturup ye desen sanki yutamaz o kelimeleri. İdolü beyni olan, haftada bir kendini aynada seyretme günü yapan bir şarkıcıymış meğer. Yazıyı okuduğum o anda kalkıp gitsem baksam ben de aynaya, botoks görgüsüzü gibi gözlerle karşılardım kendimi kuvvetle muhtemel. Öylece kalakaldım. Elim kolum tutmadı bir an. Kahve fincanını havada zor yakaladım. O derece. Şok şok şok hali…

Başkasını yargılamak kimseye düşmez. Tanımam, etmem, bana hiç düşmez. Kendini aynada seyretme günleri çok ütopik elbette ama, bunu yazmakdaki amacım çuvaldızı kendimize meselesinden.

Bizim nesilde nerdeeeee bu özgüven.  Ebeveynlerinin hayallerini kendi hayali bilen, babası sırtını sıvazlamadıkça başarısız olduğunu sanan, sürekli kendini döve döve sorgulayan bizler, bu durumda öyle tek hücreli, amipimsi bir şey oluyoruz sanki. Dolayısıyla bünyem alamadı bu lafları. Gözlerim öyle boş boş bakakaldım dünki yazıya.

Vay be dedim… Bu sanki biraz Z’den de başka bir kuşak.

Hayallerinin daha bir tutarlı, başarısının hep istikrarlı olması gerektiğini düşünen, büyüklerinin karşısında bacak bacak üstüne dahi atmayı saygısızlık olarak gören bizim tayfadan bir teklif geldi dün. “Whats up grubu kurup, aynada kendimizi seyredalma günleri yapalım …”

Çok şahane bir fikir! Örselenmiş benliğimizi onarma yolunda bir adım olur belki kim bilir?

İdolümüz de Aleyna !

Yorum bırakın