Limonlu ve Ahududulu Cheesecake
Denk geldi. Aslında tamamen elimdeki ekipman, hemen bulabileceğim malzemeler, evde ne var şeklinde bir eleme yaparak gittim denemesini yapacağım ilk tarifi seçerken. Bir cheesecake tarifine denk gelmiş olmam ise tamamen tesadüftür!
Şimdi yazının isminden yola çıkarak burada standart bir tarif yazımı bekleyenler varsa hatırlatmak isterim bu bir yemek bloğu değildir. Buradaki amacım da bu değil zaten. Öyle yazıyorum aklıma geldiği gibi. Ha bazen tarif de veririm ama yazdığım lakırdılar ilavesi olur olası tariflerin.
Beni bilenler anlayacaktır. Cheesecake ciddi anlamda taktığım tatlılardan bir tanesi. Araştırdığım, workshoplarına gittiğim, hatta yurtdışına her çıktığımda marketten özel peynirini bile taşımışlığım vardır. Ve bu bana göre çok normaldir.
İyi malzeme çok önemli evet ve bu sadece cheesecake için değil tüm yemekler için önemli. Lezzetin gizli formülü malzemenin kalitesindendir. Bunun için alim olmaya gerek yok. Malzemen iyiyse 1-0 önde başlıyorsun zaten.
Benim deterjan dışında evimin tüm mutfak ihtiyaçları İpek hanım Çiftliğinden geliyor. Mandalina ile başlamıştı ilişkimiz kendileriyle. Zaman içinde daha derinleşti. Şahane insan Pınar hanım ve ekibinin azmi ile içim son derece rahat. Kullandığım tüm malzemeler %90 oradandır. Kalan %10’da henüz kendilerinin listesinde olmadığındandır 🙂
Aslında Cafe Fernando’yu da Pınar hanımın bir yazısında keşfetmiştim. Çok enteresan değil mi? Pembe domates çorbası yapmış Cenk Sönmezsoy, İpek hanım Çiftliğini de domateslerin geldiği yer olarak bloğuna taşımış bir gün. Pınar hanım da kendisine bir yazısında teşekkür etmişti. Ben de kim ki bu Cafe Fernando? Benim niye haberim olmamış derken rastladım. Ne kadar enteresan hayat. Şaka gibi. Seni bir yerden alıp bir yere şiir gibi taşıyor aslında.
Lafı çok uzattım.
Cafe Fernando kitabından ilk seçtiğim tarifi; limonlu & ahududulu cheesecake’i denedim geçen hafta. Sevgililer gününde hem de.
Buradan size tarifi vermem ayıp olur. Gidip kitabı alın bir zahmet. Her mutfakta bulunmalı bence. Burada yapmaya çalışacağım daha çok denemesini yaptığım her tarifle ilgili kişisel yorumlarım, ailemin, dostlarımın tadım sırasındaki geri bildirmleri ve elbette tarifin bana çağrışımları olabilir ancak.
Normalde mutfağımda ne kadar az şeker o kadar süper prensibi ile harelet ediyorum. Kitaptaki ilk izlenimim bu şeker miktarları bizi bitirir oldu. Ama bu sadece cafe fernando’ya özel bir durum değil. Genel olarak tatlı tariflerinde kullanılan şeker miktarı bizim aile için çok yüksektir.
Bizim evde en az tüketilen şey şeker ve tuz. Tatlı şekersiz olur mu derseniz, elbette olmaz. Ancak tepeleme şeker de olmasına gerçekten gerek yok. Dolayısıyla kitaplardan uyguladığım tariflerdeki şeker oranını hep yarı yarıya azaltırım. Ama ilk kez denemesini yapıyorsam o zaman tarife sadık kalmayı tercih ediyorum.
Cafe Fernando’nun ahududulu ve limonlu cheesecake tarifi bence şahane. Okudum önce detaylı. Kafama yattı. Normalde cheecake yaparken ben yoğurt hiç kullanmam. Pişmeyen cheesecake tariflerimde de mutlaka yumurtayı benmari usulü hazırlarım. Ama bu o kadar pratik ve o kadar kolaydı ki. Peynir dolguya beyaz çikolata eklemek şahane bir fikir. Neden düşünemedim ben dedim. Çünkü cheecake’de en önemli olay kıvamdır ve erimiş çikolata malzemeyi toparlamak için harika bir fikir.
Cheesecake yaparken o kadar çok püf nokta varki içinde boğulursun. Peynir çok sulu olmamalı, mikserle karıştırmamalı, yumurtalar teker teker ve sevgiyle eklenmeli, fırının tabanına su konmalı, kek en az iki saatte pişmeli, en az 1 saat dışarıda beklemeli ve mutlaka ertesi gün yenmeli. Bu uzar gider. Yoksa malzemeler, hazırlanışı vs. çok zor değil gerçekten. Ama işte püf noktaları var. Dikkat edersen hepsine şahane bir newyork style cheecake çıkar ortaya, pastane tipi üstü bembeyaz ve pürüzsüz, tabanı kıtır kıtır.
Toparlamak gerekirse Cafe Fernando’nun tarifindeki tek itirazım kullanılan şeker miktarınadır. Sonuç kendisinin de kitapta belirttiği gibi mutlaka şahane olacaktır. Hatayı minimize eden, herkesin rahatlıkla yapabileceği bir tarif. Son derece pratik, son derece havalı bir tatlı.
Tarifle ilgili nacizane yorumum peynir ve beyaz çikolata karışımına hiç şeker koymayın. Tatlıyı ikinci kez bu şekilde denedim. Peynir dolguya hiç şeker koymadım. Alttaki kurabiye kırıntısının da, üstteki ahududu sosunun da şeker miktarını belirtilenin 1/3’ü olarak aldım. Yok ben şekerli severim derseniz birebir tarifi uygulamanız yeterlidir.
Bugüne kadar belki de yüzlerce cheesecake tarifi okudum. Sanırım bu en pratiği ve evdeki malzemeye göre en çabuk hazırlanabileni ve hemen yenilebilenidir.
Afiyetle !
PS: Kitaptaki kadar şahane servis edebilmek için temiz çalışmanız gerek. Ya cam kullanmayın derim ya da mutlaka peynir dolguyu sıkarak bardaklara alın. Yoksa kaşıkla koymaya kalktığınızda bardağın her tarafı batıyor. Bu kısım özen istiyor. Olabildiğince temiz çalışmaya çalıştım. Fotoğrafı bu nedenle tepeden çektim 😉
One Comment Kendi yorumunu ekle