Amacım burada yemek bloğu tadında her yeni güne bir tarif post etmek değil. Bunu en başından söyleyeyim. Aklımdan geçenlerin not defteri diye başladım. Onu da yapmaya çalışıyorum. Hayata dair şeyler işte yazılan çizilen… Aşurenin de dönemi malum, denk geldi. Hazır yakalamışken de fırsatını, üzerinden diyeceklerim var.
(Bu arada bu yazımı hazırlamışım ancak post etmeyi unuttuğum için aşurenin de sanırım genel algıda dönemi geçti. Ancak bir şeyi seviyorsan bence onun pek dönemi falan olmaz, dolayısıyla da senden geçmez.Yazmışım bir kere post ediyorum o vakit…)
Gelenekleri severim, insanı sıcak tutar. Sarıp sarmalar. Bazıları da daraltabilir elbette. Kişiye göre değişir. Sen, seni sarmalayan, kalbini ısıtanlara yapış, gerisini bence boşver. Ve bence bunu tüm yaşamına uygula. Fazlalıklarından kurtulursun inan bana 😉
Severim de kendisini. Herkes yaptığı aşure resimlerini paylaşıyor. Benim neyim eksik dedim. Sizlere de feci anlatasım var. Çünkü çok beğendim… Çünkü özellikle canım kardeşim ve biricik oğlum bayıldılar ve istek yaptılar.
Klasik tatlıları klasik usül pişirmeyi pek sevmem. Oran orantı, yöntem, püf nokta bunlara saygım sonsuz. Dinlerim, okurum, araştırırım, dikkat ederim. Lakin tarifi değiştiririm, acımam, korkmam!
Dolayısıyla benim aşuremde zencefil de olur, kuru kızılcık da… Ona göre devam edelim.
Malzemeler:
2 bardak buğday
1 bardak nohut
1 bardak fasulye
1/2 bardak mısır
1/2 bardak pirinç
2 bardak süt
5 bardak su (Kıvamı katı olursa sıcak su ilave ederek ayarlayabilirsin)
1 bardak kuru kızılcık
4-5 çorba kaşığı bal (tadını kendine göre ayarla)
1 tepeleme tatlı kaşığı toz zencefil
1 paket vanilya ( varsa özütü)
üzeri için: hayal gücüne saygımdan bu kısmı sana bırakıyorum. Limit sensin…
minik not: Ben buraya genel bir malzeme listesi yaptım ama aşurenin mantığı eldekilerle pişen aş olması. Elinizde ne varsa onunla bir karma yapabilirsin. Kısıtlama yok. Bende kayısı kalmamıştı kızılcık kullandım mesela. Zencefili herşeye katan bir insan olduğum için koymasam ayıp olurdu. Sen malzemene ve kafana göre yorumlayabilirsin. Genel mantık bu şekilde. sevgiyle…
Hazırlanışı:
Buğday, kuru fasulye, nohutu 1 gece suda bekletip ertesi gün kaynatın ayrı ayrı. Mısırı da haşlayın mutlaka önceden. Bunlar benim buzluğumda hazırda mutlaka bulunur. Dolayısıyla bu tatlıyı yapmak benim için son derece şipşak.
Buğday, nohut, mısır, fasulyeyi tencereye koy. Süt, su ekle. Başlasın yavaş yavaş kaynamaya. Kaynadıktan sonra pirinci ekle. Kaynasın. Bal, zencefili ve vanilyayı ekle. Ara ara karıştır, dibine tutmasın.
Karıştırırken duanı da et bence. Sen her ne şekilde yapıyorsan artık. Çocuğuna şifa mı olsun, bu sene bereketli mi olsun? İyi niyetle başlar güzel şeyler. İyi niyetini de, dileğini de geçir aklından ve bulaşşın tencereye bir taraftan…
Tadına bakarak herşeyin piştiğinden emin ol. Sonra kuru kızılcığı ekle. 5dk. daha bekle. Bence tamamdır. Hafif sulu olmalı, tabaklara alınca katılaşacak çünkü.
Şayet sulu olursa çok az nişasta ile dengeleyebilirsin. (1 tatlı kaşığı nişastayı kendi suyu ile açıp ilave et). Şayet katı olursa kaynamış su ile sorunu çözebilirsin. Bu kısımda ayarlarını yap. Buna göre belki 5 dk. daha kaynatırsan iyi olur. Derken tabaklara istediğin şekilde porsiyonla.
Ben tabakların dibine fındığı bu esnada koyuyorum ve aşureyi onun üzerine döküyorum. Çünkü yerken fındığın ağzımda çıtırdamasını seviyorum. Kuru üzümü de içine değil üzerine koymayı tercih ediyorum. Tam soğumadan üstünü süslüyorum ki bazı malzemeler içine dalabilsin birazcık diye. Falan filan. Üstü sana kalmış.
Bereketli bir sene olsun o vakit hepimiz için.
Afiyetle…