Tam olarak ne kadar çıplak olduğunu merak ediyorum.
Ya da bir insanın ne kadar soyunuk olabileceğini?
Üzerindeki kimlikleri, o kimliklerin getirdiği davranış kalıplarını ne kadar çıkarabiliyorsun?
Hangisini giyinmek istediğini söyleyebiliyor musun?
Merak işte.
Bugün de bunu merak ettim.
Kimliklerinin sana yüklediği görevlerinden hoşnut musun?
İstifan cebinde mi dolaşıyorsun yoksa?
Neden sevmediğin halde yapmaya devam ediyorsun?
Bugün sadece kendi istediklerini yapabilir misin mesela?
Ne kadara kadar soyunabilirsin?
Kimin karşısında en çok?
Rahat mısın o an?
Yoksa kalbine iğneler mi batar?
Kimbilir belki de en huzurlu olduğun an olur.
Ve soyununca sarılanın da…
Belki de kaçıyorlardır sanki sen hiç orada yokmuş,
Sen hiç aslında var olmamışsın gibi.
Sen yine de soyun.
İnadına hatta!
Önce kendine.
Sonra en sevdiğine.
Sonra dostlarına.
Beğenmeyip gidenler olursa da siktirsin gitsin artık ne diyeyim.
Ama sen çıplak olmaya devam et.
Bunun için kendini hiiiç suçlu hissetme.
Soyun ki huzuru bulasın.
Çıplakken daha samimisin biliyor musun?
Samimiyet iyidir.
Kalbi yumuşatır.
Haydi soyun!
Not: Nü resim Hamit Görele’ye aittir.